jetonla dönüşen mutluluğun hikayesi

jetonla dönüşen mutluluğun hikayesi

Her sosyal medya platformunda denk geldiğimiz kısa videonun hikâyesini sonradan öğrendiğimizde sevgi ve şefkatle gönüllere dokunan bir ayrıntıyı da öğrenmiş olduk. Osman Zengin 56 yaşında zihinsel engelli bir vatandaşımız çocuklar lunaparkta çarpışan arabalarda neşe içinde eğlenirken o da kenarda onları izliyor arabalara binmek için adeta içi gidiyor. Bu açıdan baktığınızda yetişkin bir adamın böyle bir oyuncağa hevesle bakması pek de insanları etkilemiyor. Fakat orada Osman amcanın çırpınışını ve heyecanını gören birisi vardır. Asım İncekara adlı vatandaşımız Osman amcanın yanına yanaşıyor işte o zaman onun zihinsel engelini anlıyor ve tutuyor elinden kaldırıyor. Çocuklarının bindiği çarpışan arabalara bindirip bir de ona jeton hediye ediyor. Teknoloji geliştikçe bizim çocukluğumuzda büyük bir hevesle anlamını yitirdiğimiz lunaparkların hala bir jetonla dönüşen mutluluğunu da hatırlamış oluyoruz. Hiç çevremizde Osman amca gibi geçmişten özlem yaşayıp o anı yaşamak için sabırsızlanan amcalarımızı, teyzelerimizi gördünüz mü? Belki de görüp dikkat etmiyoruz veya onların bu heveslerini abartılı buluyoruz. Konu aslında ne onların istedikleri ne de yaşayamadıkları anlar değil, asıl konu bizim hala iyiliğe olan inancımızla insanların mutluluğuna sebep olmamız hangi yaşta olursa olsun onların yaşayamadıkları hayalleri gerçeğe dönüştürmek mutluluğa uzanan bir şefkat eli olmak…İnsan, un sevgi ise suya benzer bunların ikisini karıştırmadan önce biraz şefkat olan tuzu ve lezzetine lezzet katacak olan kabartma tozunu da eklediğinizde gerisi ustanın işidir. Her usta ekmeği yapacak hamuru yapamaz. İnsanlara iyilik yapmak, onları dinlemek ve anlamak hatta onlar için en iyisini yapmak bir hayat tecrübesi bir merhamet gerektirir. Gönlünde sevgi olmayan, insanlara değer vermeyenler sadece hamur diye yoğurdukları balçıkla hayat geçirir. Geçmişten geleceğe uzandığımız bu yaşam yolculuğunda bu hayatı yaşayan birer usta olarak bizler de işimizin ehli olmalıyız. İyiliği sadece göstermek için değil gönülden gelen bir anlayışla yapmalıyız. Tıpkı Osman amcamızın hayallerini küçük bir jetonla da olsa gerçeğe dönüştüren gibi bence bu şehirde iyiliğe Asım merhamet ve güzelliğe ise Osman demek gerekir. Böyle sevgi ve merhamet dolu tesadüflerle sık sık karşılaşmayı umuyorum. İyilik insana hep kazandırır. Unutmayalım ki sıcak bir ekmek sunmak her ustanın işi değildir. Ekmeğin kıvamını da tadını da pişirmesini de gerçek ustalar bilir.Sıcak ekmekler hayatınıza güzellikler eklemeniz dileğiyle…

DÄ°ÄžER BLOG / DUYURU